Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Ondokuz yaşında güzel sayılabilecek bir kızım. Adım Mukaddes. Evimiz Silivri’de deniz kenarında. Burada artık merkeze yakın köyler bile giderek dolmaya başladı. Hele deprem olayından sonra temelli gelenler iyice arttı. Çok zengin olanlar ise buralarda özellikle deniz kenarlarında villa yaptırmaya başladılar. Giderek komşularımız ve inşaatlarda çalışanlar çoğaldı. Onların arasında gözleri felfecir okuyan bir sürü doğulu erkek türedi. Onların içinde ise adı Beşir olanı gözlerini benden hiç ayırmıyordu. Beşir yirmi beşli yaşlarda, esmer ve uzun boylu bir çocuktu. Beşir işe başlayalı üç veya dört ay kadar olmuştu. Benim dışımda bizim oranın kızlarından bazılarının gözleri de ondaydı. Sanki Beşir’de şeytan tüyü vardı. Ama ben onu öteki kızlara bırakmamaya kararlıydım. İnşaatta çalışmaya başlayınca onun neler yaptığını merak eder olmuştum. Sonunda onu çarşının orada gördüm. Selamlaştık ve ayaküstü konuştuk. Ona yaptığı işleri ve villanın güzelliğini merak ettiğimi söyledim. Bu arada o da bana “Bir gün gelirsen, villayı gezer, benim de ne işler yaptığımı görürsün” dedi. Bu gizliden gizliye bir buluşma teklifi gibi geldi bana. Bir iki dakika sonra onun yanından ayrıldım ve alacaklarımı alarak eve döndüm. Ancak aklım hep ondaydı. Tam ona göz koymuşken başka kızların devreye girmesini hazmedemezdim. Doğrusu bu ya onu arzuluyordum. Hafta sonu sabah erkenden çarşıya çıkmıştım. Çarşı diyorum ama öyle büyük bir yer değildi bizim orası. Aslında onunla fazla görünmek de istemiyordum. Yine ona rastladım ve merhaba faslından sonra o bana “Geçen gün villayı gezmek isterim demiştin ya, işte bugün öğleden sonra gelirsen sana çalıştığım villayı gezdiririm” dedi. İçimden sanki bir kuş havalandı ve birden bire heyecana kapıldım. Ona “Olur gelirim” dedim.

Öğleden sonra kendimce üstüme başıma çekidüzen vererek onunla buluşmak için hazırlandım.Evden çıkarak kimseye görünmeden onun çalıştığı villaya gittim. Beni gülen yüzüyle karşılayan Beşir, içeri aldı. Bir müddet beraberce etrafı gezdik. O girip çıktığımız yerlerin arkamızdan kapılarını kapıyordu. Herhalde ilgililerin içeri girip çıkıldığını anlasın istemiyordu. En son odadan çıktıktan sonra yine kapıyı kapamaya gitti. Villanın içinden çıktıktan sonra dışarda havuz dikkatimi çekti. İçimden, pırıl pırıl suyu olan havuza atlamak ve bir müddet yüzmek geldi. Beşir “Buralarda kimseler yok. İstiyorsan girebilirsin” dedi. Havuza girecektim ama altımda mayo falan yoktu. Nasıl olacaktı? Ona “Sen biraz uzaklara git, ben bir girip çıkayım” dedim. Şeytan beni dürtmüştü sanki. Üstümdekilerle birlikte sütyenimi de çıkartarak tek donumla kaldım ve havuza girdim. Bir müddet çocuklar gibi havuzda kulaç attım. İşte bu arada onun iyice havuzun yanına gelmiş olduğunu fark ettim. Havuzda donumla yüzerken, bana yine gülen gözleriyle bakan Beşir’in önünün kocaman olduğunu pantolonundan fark ettim. Kendi kendime “Demek ki o daha önce buraya geldi ve beni seyretti” dedim. Gözlerimi ona dikmiş bakarken onun birden bire soyunmaya başladığını ve havuza girmek için hazırlık yaptığını gördüm. Az sonra ise havuza atlayarak yanıma geldi. Eh yapacak bir şey yoktu. Çünkü ondan havuza girmek için ben izin istemiş, ona bu zemini hazırlamıştım.

Şimdi oyun vaktiydi ve o ellerini belime dolayıverdi. Sallanan memelerim onun beni sarmasıyla sıkıştı. Ona ‘Yavaş canım yanıyor, çünkü memelerim sıkıştı” dedim. Kendisini biraz geriye çeken Beşir, ellerini uzatarak suyun içinde sallanan memelerimi tuttu ve onları dakikalarca ovaladı, sıktı ve öptü. Ben birden bire “Ohhhh!” ve “Ahhhh!” demeye başlayınca korkuyla ağzımı kapattı ve “Sus, duyan falan olabilir” dedi. Onun ellerinin vücudumda gezinmesi giderek beni heyecanlandırmaya başladı ve bacak arasına elimi atarak donunun üstünden ahtapot gibi olmuş erkekliğini tuttum. Onu elime aldığımda derin bir “Ohhhh!” çektim ve ardından onu kökünden başına kadar ovalamaya başladım. Bu arada o da dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. Ne güzeldi anlatamam. Onun alemeti elimde, dudakları dudaklarımdaydı. Bundan güzel ne olabilirdi ki? Öpüşmemiz sürerken bu kez o kocaman elini donumdan bile belli olan dudakları şişmiş kutuma attı ve ovalayıp okşamaya başladı. Öyle okşuyordu ki, elinin her temasında içim hop! hop! hopluyordu sanki.Daha fazla dayanamadı ve elinin biriyle donumu popomdan sıyırıp çıkardı. İşte artık önüm arkam meydandaydı. Benim donumu çıkartır çıkartmaz bu kez de kendi donunu çıkardı. Bu şekilde sevişmemizi sürdürürken o birden bire ahtapotunu yuvama dayayıverdi. Ancak o an aklım başıma geldi ve ona “Yapma, mahvolurum!” dedim.

Ancak onun benim dediklerimi duyduğunu sanmıyordum. Herif haklıydı. Hiç tanımadığım birinin havuzunda bir erkekle çırılçıplaktım. Ben de erkek olsam bulduğumu çatır çutur düzerdim. Ben öyle deyince “Hadi o zaman çıkalım” dedi. Ardından kös kös havuzun merdivenlerine doğru gelince “Seni böyle yakalamışım, sana sokmadan bırakmam” dedi ve ardından beni merdivenlerin basamaklarına oturttu. Hemen alametini bacak arama salladı. İki eliyle bacaklarımı ikiye ayırdı ve bana sokmak için tüm hazırlıkları yaptı. İşte şimdi o ince noktadaydım. Ya “Evet” ya “Hayır” deyip inat edecektim. Benim zayıf noktamı anlamış olmalı ki, ahtapotunu hafifçe kıllı yuvama sürtmeye başladı. Bu arada üstüme abanıp dilini de memelerime getirmişti. Ahtapotu, kıllı önüme değdikçe beni ateşler basıyordu. Ben hala bana sokmasın diye kendimce direniyordum. O bunu anladı ve bana “Hadi sudan çıkalım” dedi. Sudan çıktık. Donumu aramaya başladım ama donumun havuzda kaldığı aklıma geldi. Havuzun kenarındaki şezlonga beni yatıran Beşir, dondurma yalar gibi vücudumun her yanını yaladı ve ardından da “Eninde sonunda birinin malını mutlaka yiyeceksin. İyisi mi, gel ben sana sokayım da malımın tadını bir al” dedi. Bu laflar beni çıldırttı ve dayanma gücümü bitirdi. Kendiliğimden bacaklarımı açtım ve ona “Hadi öyleyse şu alametinin tadını alayım” dedim.

Gözlerine şeytani bir gülümseme yayılan Beşir, “Hah şöyle!” dedi ve elimi tutarak orasına götürdü. Aletinin damarlarının pıt! pıt! atttığını elimin içindeyken hissettim. Başıma doğru kendisini ittirdi ve malını elimden alarak ağzıma dayadı. Malının kahverengi olmuş başını bir müddet yaladım ve sonra da onu tutup önümün üstüne bastırmaya başladım. Çünkü artık yolun sonu görünmüştü ve organım onu içine almak için hazırdı. Yüksek sesle ona “Hadi beni bitir. Köküme kadar ahtapotunu sok!” diye inledim. Bunları duyan Beşir birden bire canavar kesildi ve başını bana geçirir geçirmez ardından da ta içimin derinliklerini kadar onu gömdü. İşte o anda dünyanın en zevkli şeyinin bu olduğunu anladım ve kendimi tutamayarak “Daha hızlı, daha hızlı. Köküme kadar sokkkk!” diye inledim. Bu arada içimden ılık bir sıvının bacaklarıma kadar geldiğini fark ettim. Bu kızlığımı kaybettiğimin işareti olan kandı. Olsundu, çünkü zafer biraz hasar isterdi. Beşir’in dediği gibi eninde sonunda biri beni kadın yapmayacak mıydı? “Ohhhh”lar ve “Ahhhh!”lar arasında bir beş dakika kadar işimiz sürdü ve birlikte orgazma ulaştık. Ulaştık ama ikimiz de yorgunluktan bitmiş gibiydik. Güçbela kalkarak tekrar havuza girdik ve biraz yüzdükten sonra havuzdaki donumu aldım ve çıktım. Yarım saat sonra ise artık bir kadın olarak evdeydim. Bu işi hiç ama hiç unutmadım. Çünkü kendim istemiş, kendim bulmuştum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir