Aslanım Yaşar

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Aslanım Yaşar
Ben tezgahtar Yaşar. 25 yaşında, bekar bir erkeğim. Herkes gibi bende bir yol tutturdum, işi devamlı saflığa vurarak geçinip gidiyorum. Hayatta ne bir dikili ağacım, ne çiftim çubuğum var. Tek sermayem kalın ve uzun Baba Fingom ile hemen altındaki altı okkalık taşaklarım. Ben ölünce kim arzu ederse Baba Fingom’la, taşaklarımı miras bırakabilirim. Gülmeyin, gülmeyin şimdi organ nakli diye birşey var. Bakarsınız kocasının Baba Fingo’su kalkmayan bir bayan talip olabilir. Efendim bunun travestisi var, oğlanı var değil mi? Vurucuları çaptan düşmüşse böyle haşmetli bir Baba Fingo’yu kim istemez ki?.. Biraz makara kukara bir giriş yaptım. Ne yapayım, şakayı çok seviyorum. Yaşam koşullarının böylesine zorlaştığı bir ortamda espri ile seksi karıştırıp öyle yazayım dedim. Yayınlarsanız da sağolun, yayınlamazsanız da…

Geçelim fantezimize… Bizim mağazada iki tane “Eski kaşar!” dul karı var. Birinin adı Ayşe. Ayşe siyah ipek saçlı, bebek yüzlü, biçimli bacakları, top gibi götü olan tam Baba Fingo hastası bir karı. Diğeri ise Seda. Aslında sarışın değil ama, saçlarını sarıya boyatarak kendine seksi hava vermeye çalışan yarak delisi bir hatun. Bu iki kaşar karı birbirlerinden hiç ayrılmazlar. Yedikleri içtikleri birdir. Birde belden aşağı konuşmaya bayılır bu iki şıllık karı. Ben işi saflığa vuruyorum ya, ik**e bir bana, “Lan Yaşar bak biz duluz, sen de bekar… Al lan ikimizi birden Baba Fingon her gece bayram etsin!” diyerek kafa bulurlar. Ben de, “Ya çok iyi olur ikiniz de çok güzelsiniz, ama benim iki tane Baba Fingom yok ki!” diyerek ben de onlarla taşşak geçerek ikisini de kahkahadan donlarına işetirdim…

Birgün bu iki şıllıkla mağazanın deposundan mal çıkartmak için aşağıya inmiştik. Çok da geniş bir depomuz vardır. Hani at koşturulacak cinsten. Hazır beni yakalamışlar ya, başladı Ayşe ile Seda benimle kafa yapmaya. Bir ara bayan külotları ile sutyenlerin bulunduğu bölüme gelmiştik. Ben kutulara yerleştirirken birden Seda’nın, “Hah, hah, haaah… Çok yakıştı kız Ayşe” demesiyle başımı hatunlardan yana çevirdim. Ööf, amman olmaz böyle birşey kardeşim!.. Ayşe mini eteğini belinde toplamış, depodaki külotlardan birini giyerek Seda’ya gösteriyordu. Bembeyaz bacakları, kabarık amcığı gözlerimin önündeydi. Bu kez de Seda bana aldırış etmeden kıçındaki külotu çıkardı ve eline başka bir külot alarak giymeye başladı. Siyah kıllı amı nefisti. Bırakın böyle hakira iki amcığı bir arada görmek, amcık lafını duyar duymaz kalkan yarağım bir anda kemik gibi oldu ve pantalonumu zorlamaya başladı…

Benim şaşkın şaşkın kendilerine baktığımı görünce Ayşe Seda’yı dürterek, “Kız bak bak, salak Yaşar amcıklarımızı görünce iyice salaklaştı!” dedi. Seda şuh bir kahkaha atıp, “Bırak şu salağı. Zaten onun Baba Fingo’su bile kalkmaz. Hem kalksa bile iki tane Baba Fingo’su yok ki bizi düzsün!” diyerek iki kaşar dul kahkahalarla gülmeye başladılar. Yaa, çok gücüme gitti. Hemen kızgınlıkla pantalon düğmelerimi çözdüm. Sonra da keser sapı gibi yarağımı elime alıp, bu iki azgın karıya sallayarak, “Ya öyle miii? Buna yarak derler, yarraaakk!.. Değil ikinizi, sülalenizi ipe dizerim… Var mı tadına bakacak iştahlısı?” dedim.

Ayşe ile Seda önce şaşkın şaşkın birbirlerine bakındılar, sonra da ürkek ürkek yanıma sokulduklarında Ayşe, “Lan Yaşar bu ne böyle?!. Öf, ööööff!.. Tam benlik lan buuu!..” diyerek yarağımı iki elinle avuçlayıp, “Öf, öööff ateş gibi de yanıyo… Gel tut bak kız Seda” dedi. Hey yavrum, heeeyy!.. İkisi birlikte yarağıma, taşaklarıma bir yapıştılar ki sormayın. Biri yarağımı, öteki taşaklarımı, “Mmmhh, mmmmmhh!” diye yalıyor, ben ise zevkten dudaklarımı ısırıp, “Sikicem yavrum, ikinizi birden sikicem… Ağzınızdan sikicem, amcıklarınızdan sikicem, en son posta da o götlerinizi sikip, sizi kevgire çevircem!” diyerek naralar atıyordum.

Yarağı ilk köklediğim Ayşe oldu. Ayşe’ye ayakta tükürüksüz öyle bir geçirdim ki Ayşe, “Aaaahh, aaaaaahhh!.. Ulan kol gibi yarrağı bi kerede dayanıverdin… Ulan sende hiç insaf yok mu ipne?!.” diye kıçını yırtıyordu. Sikime bile takmadan Ayşe’nin top top memelerini, pamuk gibi baldırlarını avuçlayıp avuçlayıp sıkıyor, bir yandan da Ayşe’yi bağırta çağırta amından sikerken, “Sus kız, yoksa şimdi yarağı o geveze ağzına sokarım!” diyerek matrak geçe geçe Ayşe’yi sikiyordum… Ayşe’yi sike sike orgazma ulaşıp, tohumlarımı yutturduktan sanra “Yallah şıllık, senin amcık bu yarrağı doyurmadı!” diyerek Ayşe’yi kenara itip, bir köşeye sinerek izleyen Seda’ya, “Gel buraya, gel… Demek benim yarak kalkmazmış ha?.. Demek ben salakmışım ha?” diyerek kolundan tutuğum gibi yere yatırdım. Sonra da bacaklarını omuzlayıp, “Al sana yarak, al sana yarak!.. Altı okkalık taşaklarımı da ister misin Sedacığım?” diyerek bu kez de kedi enciği gibi bağırta bağırta sarı amcıklı Seda’yı sikmeye başladım. Seda altımda inim inim inleyip, “Yavaş sik Yaşar, n’olursun yavaş sik!.. Aaaahh, ooooofff!.. Anacığım, anacığııımm… Gitti güzelim amcık, gittiii!..” diyerek yalvar yakar ağlıyordu.

İkinci eski kaşar Seda’yı da sikip sikip sıcacık saleplerimi bir güzel yutturdum. Ayşe ile Seda yarı baygın bir halde kendilerini külotların üzerine attılar. Hemen karşılarına geçip yarağı dibinden tutup sallayarak, “N’aber eski kaşarlar?.. Saf Yaşar böyle döşer. Kalkın lan bi daha sikicem!” dediğimde Ayşe de, Seda da korkudan altlarına işediler…
Artık bu alemin en bi kralı benim. Neden mi? Çünkü bu iki eski kaşar Ayşe ile Seda benim seks kölelerim oldular. “Yatın lan altıma sikicem!” dediğimde kuzu oluyorlar, kuzu… Çevirmelerini yap, fırına ver… Kafama göre takılıp, kafasını istediğim deliğe takı takıveriyorum, takı takıveriyorum anasını satayım… “Eski iki kaşar, yaşasın bu salak Yaşar!”

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir